31 mayıs 2000
ey sevgili
modası geçmiş bir elbise gibi
hissedersen birgün kendini
o zaman ara da bul beni
bulunca bana da haber ver
belki yeniden severim seni
kimbilir
serhat öztürk
30 mayıs 2004
o dünyalar güzeli
sevgili
değil mi ki
en güzel yarınlarla
aramı açan
ve beni hayata
o upuzun saçlarıyla
bir hayvanı ahıra
bağlar gibi
bağlayan
serhat öztürk
31 mayıs 2005
sabahtan akşama kadar
ipler sevgilinin ellerinde
ben bir köle misali
her emrine amade
allahtan akşam olup ta
saatler ilerleyince
teni
gece uykularımın panzehri
harkulade sevgili
yatak odasına varmadan daha
sevişmekten yorgun düşer
kollarıma
salonun ortasında
serhat öztürk
29 mayıs 2006
tek kişilik yatağın üzerinde
tek kişilik yorgan
yatak odasından çıkıp
mutfağa varıp baksan
tek kişilik tencerenin yanında
tek kişilik tava
olup biteni unutmak için
yolculuğa çıkacak olsan
alacağın bilet
tek kişilik nihayet
serhat öztürk
31 mayıs 2006
bir daha dünyaya gelirsem
bu defa kırmızı bir gül olmak isterim
sevgilinin ellerinde
olmadı
yorgun argın uzandığı yatağının
çiçek desenli nevresimlerinde
kırmızı bir gülü sevmeyen
bir tek hanımefendi var mıdır ki
yeryüzünde
serhat öztürk
28 mayıs 2008
ey sevgili
bir haziran gecesi
buz gibi soğuk suyla
duş aldıktan sonra
usulca gelsen yanıma
üzerinde el kadar havluyla
o an sevinçten
dizlerimin bağı çözülür birden
hele bir de
bacakların bacaklarıma
bir yılan gibi sarılınca
bu defa da
geçici bir hafıza kaybı yaşarım bir an
heyecandan
serhat öztürk
4 haziran 2000
gözlerimin önünde duruyor
yaşlı gözlerin
kulağımda kaldı
ağlamaklı sesin
bak hâlâ arasında defterin
küçücük ellerinle
kırlardan benim için topladığın
bahar çiçekleri
her yanımı sarsada hayalin
şimdi çok uzak bana
küçücük ellerin
kocaman gözlerin
serhat öztürk
13 haziran 2003
benim gibi
bozkırın tam ortasında yaşayan biri
nereden bilsin
hırçın dalgalarla
sevgili arasındaki
o akıl almaz ilişkiyi
serhat öztürk
3 haziran 2005
aylardan olunca haziran
kleopatra plajına
varıp baksan
kleopatra'dan daha güzel olan
makedon kızlar
çoktan
sımsıcak kumlara
nasıl da uzanmışlardır
kimbilir
serhat öztürk
3 haziran 2005
ölüm meleğinin elinden
ecel şerbetini içmektense
sevgilinin sunduğu kadehten
zehiri bal diye içmek
daha akıllıca olsa gerek
serhat öztürk
4 haziran 2005
sevip de kaybetmenin bile
hiç sevmemekten daha iyi olduğunu
fark edince
esir düştüm bir güzele
kendi isteğimle
hiçbir gece
rüyalar görmesemde
teni tenimde
tanrıya şükürler olsun ki
beytepe'de
güpegündüz düşler gördüm
109 numaralı derslikte
ayak seslerini işitince
serhat öztürk
4 haziran 2006
yıllar sonra
bir resim öğretti bana
insan kalbinin içeriden açıldığını
şimdi daha iyi anlıyorum sevgili
neden gece ayazlarında
sokak köpekleriyle birlikte
kapıda kaldığımı
serhat öztürk
5 haziran 2006
ey sevgili
bu çirkin biçimsiz yüzümle
düşecek olsam peşine
çağlayanlardan yerlere düşen
sular gibi düşerim
gözlerinden
serhat öztürk
4 haziran 2007
yağmurlardan sonra
bir gülün yaprağı
nasıl yemyeşil olursa
gecenin bir yarısı
boynuma dolayıp ağladığım
sevgilinin saçları da
simsiyah oluverir
avuçlarımda
serhat öztürk
5 haziran 2005
yirmi yaşımda
çirkin olduğum için
kalbimi kıran yâr
günün birinde
yüzünü tanıyamaz olunca aynalar
aynaları da mı kırar
serhat öztürk
7 haziran 2005
sokaklarda yatan insanlar var
insanlar sokaklarda yatıyorlar
sokaklarda
insanlar
var
evlerdeyse
sırtı pek karnı tok
insan kılıklı acayip yaratıklar
serhat öztürk
9 haziran 2005
acılar seline
kapılıp gitmeme
seyirci kalan güzel kız
dönüşünce çirkin bir kadına
kimleri almadı ki
o güzelim kollarına
serhat öztürk
13 haziran 2005
kıyıda bir güzel
geceleri elfeneriyle
seni seviyorum diye
işaret eder
elbette kayıtsız değil
bu olağanüstü kalbe
dumlupınardaki asker
her seferinde
projektörler
seni seviyorum diye
yanıp yanıp söner
ilçe halkı da
ilçeyi
uzaylılar istila etti zanneder
serhat öztürk
13 haziran 2005
lütfen bağışla beni sevgili
sen diye
bir başkasını sevdim
senelerce
kendime geldiğimdeyse
bor bir yana
niğde bile yoktu ortada
sanırım bu yanılgıda
bir tek sorumlu var
o'da
sonbahar
neydi o zamanlar
o yapraklar
önce yemyeşil sapsarı sonra
ve nihayet kahverengi
ayaklarımın altından dünyayı alan
o güzelin gözlerinin rengi
kim olsa benim yerimde
o yaşta beytepe'de
o ilahi bakışları fark edince
işte derdi kendi kendine
hayallerdeki sevgili
serhat öztürk
15 haziran 2005
ey sevgili
yüzüme bir gülüşü
çok gören yüzünü
hangi şeytan gördü
şubat'ın on dördüncü günü
serhat öztürk