17 ağustos 2004
ey sevgili
dün olduğu gibi
bugün de
sana söyleyeceklerimin
hiçbir anlamı yok
bu güzelim dünyada
ve yarın da
hiçbir değeri olmayacak
düşüncelerimin
senin nazarında
nasıl birşey ki bu aşk dedikleri
anlayamadım gitti
sen benim herşeyimsin
ben senin
hiçbir şeyin
serhat öztürk
19 ağustos 2005
nisan sabahları
aralık pencereden
bir hırsız gibi
gizlice girip içeri
yatağında çırılçıplak uyuyan sevgiliyi
hasta eden bahar yelini
kime şikayet etmeli
bilmem ki
serhat öztürk
20 ağustos 2005
ey sevgili
nefesime değen
nefesin yok evimde
bir gül yaprağı var
teninden kalan
yatağımın üzerinde
bir de
teninin sıcaklığı
alev alev yanan
nevresimlerde
serhat öztürk
21 ağustos 2005
bilmelisin ki sevgili
yüzümü kaplayan çirkinliktir
güzelliğini fark etmemi sağlayan
ve senelerdir
bir kuru hayale kapılıp kaldıysam
çaresiz olduğum için değil asla
büyük bir aşkla
taparcasına
seni sevdiğim içindir hâlâ
serhat öztürk
21 ağustos 2006
para pul
şan şöhret
hiçbiri
aşktır elbet
ölümlü iki insanı
ölümsüzlüğe taşıyan servet
serhat öztürk
25 ağustos 2005
ey sevgili
uykulara dalınca
kaybedip gidiyoruz birbirimizi
gecenin karanlığında
allah'tan sabah olunca
yeniden buluyorum seni
kollarımda
öyle tatlı uyuyorsun ki
kıyamıyorum seni uyandırmaya
neylersin
günler var daha pazara
hafta ortasında
derken
el değmemiş bir güne
birlikte başlıyoruz seninle
yeniden
kahvaltı sofrasında
sen benim ekmeğime yağ sürerken
ben de senin ekmeğine bal
aaah sevgili
hiç bitmese bu masal
serhat öztürk
25 ağustos 2005
ey sevgili
milattan sonra 2005'de
o kadar güzelsin ki
sanki milattan önce sevdim seni
neyse
uğraşma bu karmakarışık zaman problemleriyle
geç olmadan gel
lütfen
sevgi dolu kalbinle
miladım ol benim
seninle meryem ana'yı ziyarete gidelim
ve bir günlük bebek hz.isa'yı
kendi çocuğunuz gibi sevelim
serhat öztürk
29 ağustos 2005
ne kadar yetersiz
kırmızı bir gülle
ilan-ı aşk etmek sevgiliye
çocuklar da bilir ki
birkaç gün içinde
solup gider
koparılan bütün güller
oysa aşk
sevgilinin teninde
sonsuza dek hüküm sürer
serhat öztürk
29 ağustos 2005
ey sevgili
seni sevdiğim zamanlar
herşeyimdin benim
oysa ben
hiçbir şeyindim senin
yıllar sonra bugün
herşeyimi kaybettim
kazanan sen oldun
tebrik ederim
serhat öztürk
24 ağustos 2006
elektrik alıp
elektrik vermeye dönüşünce aşklar
tarihin sayfalarında kaldı
o çocuksu sevdalar
bugün bir reklam uğruna
düzeyli bir birliktelik adı altında
alınıp-satılır oldu insanlar
serhat öztürk
28 ağustos 2008
ey sevgili
doğum gününde
pırlanta yüzük
ya da altın kolye bir yana
gümüş küpe bile alamam sana
bir demet çiçekle
şekersiz sakız alacak kadar
param var
neden şekersiz diye sorma bana
şeker sensin ya
serhat öztürk
eylül 2001
ne zaman upuzun saçlı bir kadına
bir adam sarılsa
rol icabı da olsa
sinemada
kendime gelemiyorum
tam bir hafta
yalanım varsa
sizlerin olsun
dünyalar güzeli anjelina
serhat öztürk
2 eylül 2005
zaman değil
gelip geçen insan
sakın aldanma sevgili
aynalara
güzel kadın değil
kalıcı olan
güzelliktir kendi başına
sonsuzluğa adım atan
serhat öztürk
4 eylül 2006
ey sevgili
ilk görüşte
aklımı başımdan almasaydın eğer
bugün bakırköy'de
aklımı aramak yerine
pencere önünde
yağan karı seyrederken birlikte
gökyüzünde uçuşan
kar taneleri gibi
öpüşebilirdik seninle
saatlerce
kendimize gelince de
çay demleyip içerdik
üzümlü kek dilimlerini
ben sana
sen bana ikram ederken
evimizde
serhat öztürk
3 eylül 2007
ey sevgili
seni soranlara
kalbimde olduğunu söylüyorum
ısrarla
oysa
çocuklar da biliyor
bir şubat akşamı
ankara'da
hiçbir şey söylemeden bana
çekip gittiğini
başka bir adamla
serhat öztürk
1 eylül 2009
ey sevgili
ne işim var benim
sokaklarında
saçlarının kokusunu taşımayan rüzgarların estiği
bu zavallı şehirde
allah aşkına
nerdesin
söyle de
yanına olmasa bile
yaşadığın yere geleyim
bir an önce
serhat öztürk
13 eylül 2003
ey sevgili
yarın söyleyecektim sana
seni sevdiğimi
yıllar geçti
yarın bir türlü gelmedi
neyi bekliyorum hâlâ
işte bugün söylüyorum
seni seviyorum
serhat öztürk
7 eylül 2004
aylardan eylül'se
ve ben hâlâ yaşıyorsam
yeryüzünde
yahut çoktan
yerimi almış olsam da
kimsesizler mezarlığında
bilmende fayda var
dünyalar güzeli
büyük bir aşkla
insanca yaşamak adına
sevmekteyim seni hâlâ
ve gecenin bir yarısı
herşeye rağmen
kalbimi sana getirme fikrinden
vazgeçmiş değilim asla
serhat öztürk
16 eylül 2007
yapraklar dökülüyor yine
yerlere
çocuklar okula gidiyor
gençler üniversiteye
ben ölüme
sevgili
kim bilir nereye
serhat öztürk
17 eylül 2007
soğuk bir kış gecesi
sevgilinin penceresinde
buldum kendimi
doğru mu yaptım yanlış mı
bilemiyorum
ellerim
ellerimi boşver
buz kesiyor kalbim
sevgili içeride
sere serpe uzanmış
dünyanın en şanslı kanepesine
görüyorum
bir kanaldan
başka bir kanala geçiyor
kumanda elinde
sıcaklık
otuz yedi derece
serhat öztürk
15 eylül 2008
ey sevgili
insan ne diye
parada pulda arar mutluluğu
oysa mutluluk
insanın sevdikleriyle birlikte olduğunda
zamanı unutmaktan başka
birşey değildir
aslında
zamanı unutmak
sevmek
(son iki mısra enis fosforoğlu'na aittir)
serhat öztürk
23 eylül 2000
ey sevgili
bak ağaçlarda yapraklar soldu
neylersin
ölüm yanı başımızda
az önce biri daha toprağa verildi
ben yaşıyorum hâlâ
biliyorum ki sende iyisin
zira kötü birşeyler olsaydı
dostlar söylerdi
olmadı
kuşlar mutlaka haber verirdi
varıp baksan şimdi
kimbilir kimlerin
hayatını alt üst ediyorsun
o ilâhi bakışlarınla
serhat öztürk
10 eylül 2003
celal'e
bu ne kadar güzel gelmek böyle
bu kadar güzel sözle
bu kadar güzel şiirle
hasan hüseyin'le
serhat öztürk
13 eylül 2003
biliyorum ki
bu dünyada
hiçbir zaman
sevgilinin sıcaklığını
hissedebilme şansım olmayacak
anlaşılan
hiç yaşamadan
ölenler kervanına
ister istemez
bir yolcu daha katılacak
sevgilinin sıcaklığını
hissedebilme şansım olmayacak
avuçlarımda
serhat öztürk
24 eylül 2004
dünyanın en şanslı insanlarından
biri benim
hâlâ ayırt edebiliyor
renkleri gözlerim
şu anda yürüyemesem bile
birkaç metre
yirmili yaşlarımda
o dünyalar güzeli sevgiliyi
bir an önce görebilmek için
onca merdiveni
ikişer-üçer basamak
hızla çıkabildim
ve hayatımın en güzel yıllarımda
dünyanın bütün hesaplarından uzakta
güzel bir kızın gözlerinde
kaybolup gitmeyi
ben kendim
isteyerek seçtim
serhat öztürk
21 eylül 2006
ey sevgili
kış ortasında
baharı bekler gibi
bekliyorum bana gelmeni
varsın şimdi
kar fırtınası kapatsın her yeri
nasıl olsa bir yolunu bulur
gelir bahar
yazıları çiçekler kaplar
işte o zaman
papatyaları toplar
saçlarına taç yaparım
özlemi
içimde her geçen saniye
bir çığ gibi büyüyen
dünyalar güzeli yâr
serhat öztürk