3 mayıs 2000
mayısta
kızlar birbaşka
hele mavi elbiseli kızlar
masmavi gökyüzünün altında
çiçekler gibi açarlar
rüzgarlar
kızların saçlarını tarar
ellerinden sımsıkı tutar
esince o çapkın rüzgar
gün gibi ortaya çıkar
kısacık etekler altındaki
mermer sütunlar gibi
bacaklar
aahhh güzel kardeşim
para pul
şan şöhret de ne imiş
eğer biraz aklın varsa
mayısta
rüzgar ol da
yaşamaya başla
serhat öztürk
3 mayıs 2000
yağmurlar yağmakta dışarda
bardaktan boşanırcasına
anılarda kalan yâr
şu anda
bir asır uzakta
bilirim
yine incecik giyinmiştir
yağmur suları çoktan işlemiştir
tenine
hasta olacak gene
göz göre göre
oysa kaç kez dedim
yıllar önce
kendi kendime
ince giyinme bu kadar
hasta eder insanı
nisanda yağan yağmurlar
serhat öztürk
4 mayıs 2006
mayısta
ne kadar da şanslılar
yağmurlar
baksana
insanın içini ısıtan havalarda
şemşiyeye ne gerek var
diyen sevgilinin
nasıl da
saçlarını okşadıktan sonra
gülerek
yanaklarından süzülüp
dudaklarından öpüyorlar
serhat öztürk
2 mayıs 2009
ey güzel allahım
hiç olmazsa
mayısta
insan olmaktansa
yağmur olsam da
dokunabilsem
sevgilinin saçlarına
usulca
serhat öztürk
14 mayıs 2004
demek kaderde
o dünyalar güzeli sevgilinin
barlarda
ulu orta
bir puştla
seviştiğini duymak da varmış
aman allah'ım
heder oldu
yirmili yaşlarım
daha da önemlisi korkarım
çağdaş olmak adına
çirkinlik uçurumunda
saçlarının tek bir teline bile kıyamadığım
güzel kızlarım
serhat öztürk
13 mayıs 2005
gökkuşağı misali
ulaşılmaz olan sevgili
bilmelisin ki
senin gibi
teni sevda kokan
olağanüstü bir madmazel'i
fark edemeyen bir adamın
aklından şüphe etmeli
serhat öztürk
14 mayıs 2005
ey sevgili
zamanın bir yerlerinde
bir tanrıçaydın gönlümde
oysa şimdi
dul bir kadınsın sadece
resmi belgelerde
serhat öztürk
3 mayıs 2007
ey sevgili
iç içe
binlerce çekmece var
içimde
bütün bu çekmecelerin
bir tek anahtarı var
oda senin kalbinde
serhat öztürk
5 mayıs 2007
üşütüp hasta olunca
bir kucak dolusu papatyayı
soğuk algınlığına iyi geliyor diye
kaynatıp suyunu içenlere inat
bir kısmını vazoya koyduktan sonra
kalan kısmıyla
saçlarına taç yapan sevgilinin
kimbilir
ellerinde
daha ne hünerler gizlidir
serhat öztürk
15 mayıs 2008
ey sevgili
binbir gece masallarını kıskandıran
o büyülü gecelerden sonra
sabahleyin uyanınca
yeniden alırım seni kollarıma
usulca
derken
neylersin
sen çayı koyunca ocağa
bana da
ekmeği alıp gelmek için
düşmek kalır yollara
serhat öztürk
10 mayıs 2009
-anneme ve tüm annelere-
ey sevgili
kır çiçekleri gibi güzel
ağladığım zanan
gözyaşlarımı silen bir el
estiği an
içime huzur veren bir el
olabilir misin
haydi bütün bunları oldun diyelim
pekiyi annem kadar çok
sevebilir misin beni
ne haber
serhat öztürk
9 mayıs 2000
ey sevgili
insanları gördün değil mi
gökyüzünde uçan kuşları
içinde yemi suyu olan
kafeslere kapatmışlar
akşamları
kanatları açılsın diye
birkaç dakika salonda uçuruyorlar
bir sabah
hastalandı o güzelim kuşlardan biri
ve çırpuna çırpına can verdi
ahlar vahlar
ölüsünü çöpe attılar
yarın yenisini alacaklar
serhat öztürk
14 mayıs 2005
ey sevgili
gözlerim
gözlerine
binlerce kez söyledi
seni seviyorum diye
oysa gözlerin
her seferinde
gülüp geçti gözlerimden
neylersin
sevmeyince sevilen
ne gelir ki elden
serhat öztürk
6 mayıs 2008
ey sevgili
ne 14 şubatta
ne de 8 martta
pahalı hediyeler alamam sana
seni özlediğm an
yani 365 gün
6 saati de var
kapanıp ayaklarına
sevdiğimi söylerim kulağına
malum günleri kutlamak adına da
zaten az olan paramızı
sağda-solda harcamaktansa
akşam eve gelirken
kırmızı bir gülle
sevdiğin şekerlerden alırım sana
serhat öztürk
21 mayıs 2008
ey sevgili
insanın aklını başından alan
o upuzun gecelerden sonra
sabahları da güzeldir
kahvaltı sofrasında buluşunca
sen
reçelle balı koymadan daha
masanın üzerine
ben
çoktan sürmüş olurum bile
tereyağını ekmeğine
büyük bir zevkle
serhat öztürk
26 mayıs 2006
bir tatlı gülüşü
bana çok gören sevgili
günün birinde
hiç düşünmeden
barlarda
kahkahalarını meze etti
sarhoşlara
serhat öztürk
27 mayıs 2006
bir dere kenarında
sevgilinin ayaklarına değen suya
ayakları değmeyen insan
allah aşkına
ne diye yaşar ki dünyada
boşu boşuna
serhat öztürk
20 mayıs 2007
ey sevgili
gecenin karasından siyah
upuzun saçlarına
bir sabah uyandığında
bembeyaz karlar yağmış olacak
oysa daha dün
gözlerimin önünde
adım atmıştın yirmi birine
109 numaralı derslikte
serhat öztürk
21 mayıs 2007
ey sevgili
dünyalar güzeli
bir peri kızıyken
109 numaralı derslikte
ne diye
aldanıp bir kaç yalan yemine
alel-acele
sıradan bir kadın olmaya gittin
güzelin elbiselerini çalıp giyen
çirkinin evine
serhat öztürk
23 mayıs 2008
ey sevgili
hayatta en çok
sana layık biri olmayı isterim
herhangi biri değil
kupkuru bir ağacın dalı gibi
zayıf ve güçsüz olsam da
bakarsın günün birinde
alıp seni kollarıma
bir kaç adım da olsa
ayaklarını yerden kesebilirim
bilimsel bir yanı olmasa da
biliyorsun ki sevgili
bir gelinin kapı eşiğinden
yürüyerek geçmesi
uğursuzluk getirir
o güzelim haneye
serhat öztürk